On yıllık dosya, altı tarihte

Tarih Gelişme
8 Eylül 2016 İlk değerlendirmede ölüm nedeni beyin kanaması / doğal ölüm olarak kayda geçti.
24 Şubat - 14 Temmuz 2026 Savcılığın farklı tarihlerdeki otopsi video kaydı taleplerine kaydın bulunmadığı yönünde yanıt verildi.
18 Ağustos 2026 Otopsi video kaydının mevcut olduğu bildirilerek savcılığa gönderildi.
19 Ağustos 2026 Mezar açılarak fethi kabir ve yeniden adli inceleme işlemleri yapıldı.
25 Ağustos 2026 Yeni bilirkişi raporunda ölüm “şüpheli” değerlendirildi; nefessiz bırakılma ihtimalinin dışlanamayacağı belirtildi.
26 Ağustos 2026 Başsavcılığın açıklamasıyla soruşturmanın ölüm ve kaydın bulunma süreci yönlerinden genişlediği kamuoyuna yansıdı.

Dosyanın kırılma noktası: “Yok” denilen video

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, savcılığın 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerindeki otopsi video kaydı taleplerine kaydın bulunmadığı yönünde cevap verildiği; 18 Ağustos'ta ise kaydın mevcut olduğunun bildirilerek gönderildiği açıklandı. Böylece soruşturmanın konusu yalnız görüntünün içeriği olmaktan çıktı; kaydın arşivlenmesi, erişilebilirliği ve kurumsal delil yönetimi de ayrı bir inceleme alanına dönüştü.

19 Ağustos'ta mezarın açılmasının ardından yapılan değerlendirmelerde 2016 otopsisindeki fotoğraflar, video görüntüleri, önceki adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık anlatımları ve fethi kabir belgeleri birlikte ele alındı.

Dört ekimotik alan ne anlatıyor?

Kamuoyuna yansıyan bilirkişi raporu ayrıntılarında göğüs bölgesinde dört ayrı “ekimotik alan”dan söz ediliyor. Ekimotik alan, günlük dilde travmaya bağlı morarma veya doku içine kanama bulgusu olarak anlaşılabilir. Raporda bu alanların altındaki dokularda da kanama bulunduğu ve bulguların ölümden önce oluşmuş travmatik lezyonlarla uyumlu olduğu değerlendirildi.

Raporda, bulguların konumu ve niteliği nedeniyle ağız ve burnun kapatılması suretiyle nefessiz bırakılma ihtimalinin mevcut verilerle bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı ifade edildi. Bu tür bir değerlendirme “asfiksi” yani dokuların yeterli oksijen alamamasıyla ilişkili ölüm mekanizması şüphesini gündeme getirir. Ancak tek başına bir morluk ya da tek bir görüntü, belirli bir eylemi veya faili ispatlamaz; bulgunun diğer otopsi, toksikoloji, olay yeri ve dijital kayıtlarla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Hukuki sınır da burada önem kazanıyor: fethi kabir işlemi ve yeni bilirkişi değerlendirmesi bir mahkûmiyet kararı değil, önceki ölüm değerlendirmesinin yeniden sınanmasını gerektiren şüphelerin araştırılmasıdır. Soruşturma aşamasında adı geçen kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini korur.

ADLİ BİLİŞİMİN CEVAP ARADIĞI 6 SORU:

  1. Özgün kayıt hangi cihaz veya sistemle üretildi, hangi formatta ve hangi arşivde saklandı?
  2. Savcılığa teslim edilen kopya hangi kaynaktan üretildi; özgün dosya ya da arşiv imajı korunuyor mu?
  3. Dosya metadata'sı, codec bilgileri, oluşturma/değiştirme zamanları ve süre bilgileri birbiriyle tutarlı mı?
  4. Görüntüde kesinti, yeniden kodlama, montaj, kare kaybı veya zaman çizelgesi süreksizliği var mı?
  5. Kayıt önce bulunamazken daha sonra bulunduğu dönemde kimlerin erişim yetkisi vardı; erişim ve işlem logları mevcut mu?
  6. Kopyalama ve inceleme aşamalarında hash değerleri alınmış mı; farklı aşamalardaki dosyaların birebir aynı olduğu doğrulanabiliyor mu?

Neden hash ve log? SHA-256 gibi hash değerleri bir dijital dosyanın “parmak izi” gibidir; dosyada tek bitlik değişiklik bile değeri değiştirir. Erişim logları ise kayda kim, ne zaman ve hangi işlemle temas ettiğini göstermeye yardımcı olur. Birlikte kullanıldıklarında delilin bütünlüğü ve muhafaza zinciri hakkında denetlenebilir teknik iz sağlarlar.

Tek kayıt değil, deliller arası uyum belirleyici

Bir otopsi videosu tek başına ölüm mekanizmasını kesinleştiren sihirli bir kayıt değildir. Adli değer, görüntünün fotoğraflar, doku bulguları, toksikolojik sonuçlar, olay yeri kayıtları, tanık anlatımları, HTS verileri ve önceki raporlarla birlikte değerlendirilmesinden doğar. Başsavcılık da HTS kayıtları ile diğer yazışma ve belgelerin soruşturma kapsamında inceleneceğini bildirdi.

Gözden kaçan asıl teknik mesele

Bu dosyada görüntünün “ne gösterdiği” kadar, görüntünün adli sisteme nasıl girdiği ve on yıl boyunca nasıl yönetildiği de önem taşıyor. Yıllar sonra bulunan bir dijital kayıt otomatik olarak sahte veya güvenilir sayılamaz. Teknik inceleme iki ayrı eksende yürütülmelidir: görüntü içeriğinin adli tıp açısından değerlendirilmesi ve dosyanın dijital özgünlük, bütünlük ve muhafaza zinciri açısından doğrulanması.

Soruşturmanın yeni ekseni

Başsavcılık açıklamasına göre yeni bilirkişi raporundaki “şüpheli ölüm” değerlendirmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında öldürme suçu kapsamında soruşturma yürütülüyor. 2016 tarihli doğal ölüm raporunda imzası bulunan doktorlar ile video kaydının bulunmadığı yönünde cevap verip daha sonra kaydın mevcut olduğunu bildiren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da soruşturma başlatıldığı bildirildi. Bunlar kesinleşmiş suç tespitleri değil, devam eden soruşturmanın kapsamıdır.

Teknik İnceleme & Mütalaa Çerçevesi

Geçmişe dönük adli video kayıtları, metadata bütünlüğü ve bilirkişi incelemeleri; Adli Bilişim & Sayısal Delil metodolojimiz ve CMK 67 uzman mütalaası süreçlerimizle incelenmektedir.

Adli Bilişim & Video Çözümleme Alanını İncele 7 Adımlı İnceleme Sürecimiz
Doğrulanmış Kaynaklar ve Referanslar