ANKARA — 22 Ağustos 2026 — Ankara’nın Beypazarı ilçesi Hırkatepe Mahallesi’ndeki Çayırhan Enerji İşletmesi sahasında 21 Ağustos 2026 saat 18.00 sıralarında meydana gelen maden kazasında bir madenci hayatını kaybetti. Ankara Valiliğinin açıklamasına göre olaydan toplam 20 kişi etkilendi. Ankara Vali Yakup Canbolat, bunların bir bölümünün yaralandığını, bir bölümünün ise duman, gaz, kömür ve basınçtan etkilendiğini; dört kişinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. Ancak olayın ilk saatlerinde kamuoyuna açıklanan iki farklı teknik değerlendirme, kazanın gerçek kök nedeninin bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini özellikle önemli hale getiriyor.
Valilik Tavan Çökmesine, Başsavcılık Basınçlı Hava Sistemine İşaret Etti
Ankara Valiliğinin ilk açıklamasında kazanın, çalışma sahasının arkasında meydana gelen tavan çökmesinin oluşturduğu basınca bağlı savrulmalar sonucunda gerçekleştiği bildirildi. Vali Canbolat da daha sonra bir kömür bloğunun düşmesi sonucu oluşan hava basıncından söz etti.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında ise farklı bir ilk belirlemeye yer verildi. Açıklamaya göre olay, maden işletmesinde kullanılan basınçlı hava sisteminde meydana gelen patlama sonucunda gerçekleşti. Başsavcılık, olayda bir kişinin hayatını kaybettiğini ve 4’ü ağır 11 kişinin yaralandığını bildirdi.
Bu iki açıklama birbirinin yerine kullanılabilecek ifadeler değil. Dolayısıyla soruşturma tamamlanmadan “kazanın nedeni göçüktür” veya “kazanın nedeni basınçlı hava sistemi patlamasıdır” şeklinde kesin hüküm kurulması doğru değil.
Başsavcılık, soruşturmanın etkin ve kapsamlı yürütülmesi amacıyla Beypazarı Cumhuriyet Başsavcısı koordinasyonunda iki Cumhuriyet savcısı ile alanında uzman bilirkişilerin görevlendirildiğini açıkladı.
Aynı Sahada 2025’te de Ciddi Bir Kaza Yaşandı
Çayırhan’da bu, yakın dönemde yaşanan ilk ciddi maden kazası değil.
10 Nisan 2025’te Çayırhan Yeraltı Maden İşletmesi’nde meydana gelen başka bir olayda 14 işçi yaralanmıştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının o dönemde aktarılan açıklamasında olayın, çalışanların bulunmadığı bölgede “ayak arkası tavan taşının kırılması” sonucunda meydana geldiği belirtilmişti. Kırılmanın oluşturduğu ters hava akımının çalışanları etkilediği bildirilmişti.
Bu önceki olay, 21 Ağustos 2026 kazasının nedenini kanıtlamaz. Ancak aynı işletmede tavan hareketi ve ani hava basıncı etkilerinin daha önce de incelenmiş olması nedeniyle, geçmiş kazaya ait teknik inceleme, tahkimat, jeoteknik değerlendirme ve alınan düzeltici tedbir kayıtlarının yeni soruşturmada karşılaştırılması önem taşıyabilir.
Kritik Soru: Hangisi Neden, Hangisi Sonuç?
Kazanın teknik incelemesinde en önemli meselelerden biri olay sırasının ortaya çıkarılması olacak.
Eğer tavan veya kömür bloğu hareketi önce gerçekleşmiş ve bunun sonucunda ani hava basıncı oluşmuşsa, basınç kazanın sonuç mekanizmalarından biri olabilir.
Buna karşılık basınçlı hava tesisatında meydana gelen bir arıza veya patlama önce gerçekleşmişse, fiziksel hasarın ve çalışanların savrulmasının nedeni farklı bir teknik zincire dayanabilir.
Bu nedenle olay yerindeki tavan ve tahkimat yapısı, basınçlı hava boruları ve bağlantıları, kompresör ve varsa hava tankları, emniyet elemanları, işletme basınçları, bakım ve periyodik kontrol kayıtları ile kırılma ve deformasyon izlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle fiziksel deformasyonun yönü ve niteliği, olayın hangi noktadan başladığının belirlenmesinde önemli delillerden biri olabilir.
Mevzuat İşverene Riskleri Önleme Yükümlülüğü Getiriyor
Maden işletmeleri bakımından temel düzenlemelerden biri 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu.
Kanunun 4. maddesi; işverene çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlama, mesleki risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri alma, tedbirlerin uygulanmasını izleme ve risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma yükümlülüğü getiriyor.
Bu genel yükümlülüklerin varlığı, somut kazada herhangi bir kişi veya işletmenin kusurlu olduğu anlamına gelmez. Kusurun bulunup bulunmadığı somut deliller, soruşturma ve teknik inceleme sonucunda belirlenebilir.
Madenler için ayrıca 19 Eylül 2013 tarihli ve 28770 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği bulunuyor. Yönetmelik, yeraltı ve yerüstü maden işyerlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için uygulanması gereken asgari şartları düzenliyor.
Bilirkişi Değerlendirmesi | İlk Tespit, Nihai Kök Neden Değildir
Çayırhan kazasının teknik açıdan en önemli özelliği, daha soruşturmanın başlangıcında iki farklı olay mekanizmasının kamuoyuna açıklanmış olmasıdır.
Bilirkişi incelemesinde bu nedenle önce bir olay zaman çizelgesi kurulmalı; fiziksel hasarın nerede başladığı, basınç değişiminin kaynağı, tavan hareketinin zamanı ve basınçlı hava sistemindeki olası hasarın neden mi yoksa sonuç mu olduğu birbirinden ayrılmalıdır.
Hasar gören ekipman her zaman kazayı başlatan ekipman değildir. Aynı şekilde olay yerinde görülen göçük de tek başına göçüğün ilk neden olduğunu kanıtlamaz.
Kök neden; ilk açıklamaya değil, fiziksel delile, teknik kayıtlara ve birbirini doğrulayan mühendislik bulgularına dayanmalıdır.


